Kaş Tatili(Mis):D

Görülmesi gereken ve geç kalınmadan da gidilmesi gereken yerlerden biriydi benim için Kaş… Neden geç kalınmadan diyorum çünkü her güzel şey gibi Kaş ta yavaş yavaş değişiyormuş, haberlerini alıyordum. Nitekim ordaki yerel halk ve esnaflar da bu duyumlarımızı doğruladılar. “Neden değişiyormuş” cümlesini açmayacağım çünkü iş başka yerlere gider, bu yazı da amacından sapmış olur.

Kaşı anlatan bir çok faydalı blog ve gezi sitesi var. Hepsinde de nereleri görmeli, hangi mekanlara gitmeli, ne yemeli? gibi soruların cevaplarını bulmak mümkün. Gitmeden önce özellikle Kaş’ın görülmesi gereken yerleri konusunda bu sitelere bakmak size büyük kazanç sağlar, mekanlar içinse aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çünkü herkesin farklı kriterleri olabilir. Ayrıca keşfedilmeyen yerleri de keşfetmek daha güzel olabilir.

Şimdi bu bahsettiğim sitelerde bütün bilgileri bulacağınız için ben gittiğimiz yerlerden detaylıca bahsetmeyeceğim. Yine de işin biraz da maddi boyutuna da değinerek kısa kısa geçmek istiyorum.

Kısa ve öz bilgi;)

Şunu söylemeliyim ki Kaş doğal güzelliklerinin yanısıra tarihi geçmişi ile de büyüleyen mistik bir yer. Yani sadece klasik “deniz, güneş ve barlar” üçlemesinden ibaret değil. Zaten burayı farklı kılan etkenlerden birisi de bu. Bir dönem Likyalıların yaşadığı Teke yarımadası üzerinde yer alan Kaş’ta doğal olarak Likyalılara ait bir çok tarihi eser görmek mümkün. Ve bu eserlerin çoğu Roma ve Bizans dönemine ait. Bölgede meydana gelen büyük depremler ve veba salgını Likya’nın büyük hasara uğramasına ve bazı yerleşim birimlerinin ortadan kalkmasına neden olmuş.

(Likya’nın tarihini merak edenler için >>>

http://likyayolu.gov.tr/likya-yolu/;  http://cultureroutesinturkey.com/tr/likya-yolu/;

http://www.alllycia.com/anasayfa/likya.html).

Nereleri mutlaka görelim, yüzelim, oh mis gibi temiz havayı nerelerde ciğerlerimize çekelim;

-Kekova Adası

Biz önce Kaş’ın doğusunda yer alan Üç Ağız (Teimiusa) ve Kale (Simena) köylerin karşısında uzanan Kekova’yı  ve Kekova’nın rotasında bulunan koylardan bazılarına gitmeyi tercih ettik. Bunu da kaliteli turlardan biriyle gerçekleştirdik. Tur’un en güzel özelliği müzik olmaması, kişi sayısının az ve herkesin yerinin olmasıydı. Yani kimse kimseyle köşe kapmaca oynamadı. * Uğradığımız koylar Eleksi, Üç ağız, Kaleköy, Akvaryum ve İnönü. Deniz gerçekten de tertemizdi ve bizi mestetti. *Özellikle Akvaryum koyunu çok sevdim. Balık sürüleri ile yüzmek paha biçilemezdi. Suyun sıcaklığı bakımından da yine Akvaryum koyu tam kıvamındaydı:D *Denizin en soğuk olduğu yer ise İnönü koyuydu. Ama asla yüzülemeyecek kadar değil. * Üç Ağızda yemek molası verdiğimiz, Kaleköyde ise Kale’yi gezdiğimiz için yüzmedik. * Kaleköy’de “AKHN” isimli kafede meşhur ev yapımı dondurmayı tattık ama bence güzel değildi. Siz siz olun bizim düştüğümüz hataya düşmeyin, farklı yerlerde deneyin. Bu bahsettiğim mekan hemen Kaleköy’ün girişinde. Köyün yukarılarında da dondurma satan yerler var. Onlardan birini tercih edebilirsiniz. * Öte yandan eğer sıcağa dayanırım ve Kekova’yı biraz daha detaylı göreyim şöyle bir kuşbakışı bakayım diyorsanız Kale’ye çıkın derim. Kale’ye girmek kişi başı 10 TL. * Eleksi, Üç Ağız, Kaleköy’den sonra Kekova Limanını ve batık kenti görüp akvaryum ve İnönü koylarından sonra turumuzu sonlandırmış olduk.  çok güzel bir gün geçirdik. * Akvaryum koyunda birlikte yüzdüğüm balıklar hala aklımda:D

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

-Saklıkent, Patara, Kaputaş

Kekova turundan sonra Kaş’ın batısında kalan Saklıkent, Kaputaş plajı ve Patara plajını keşfetmeye karar verdik. Bu kez safari turu yaptık. Tur esnasında da çocukluk yıllarımıza geri döndük. Orada gelenek olmuş. Bütün safari araçları arasında, hatta geçtiğimiz köylerdeki insanlar da buna dahil, yol boyunca su savaşları yapıyor. Silahlarımız da su tabancaları ve balonları:D İnanılmaz keyifliydi. Köylerde durduğumuz zaman üzerimize kovalarla gelenler mi dersiniz, hortumlarla mı gelenler. Eğer böyle eğlenceleri seviyorsanız bu safari turlarını mutlaka öneririm. Sırılsıklam bir yolculuktan sonra Saklıkent’e  vardık. Burada kanyonda aşırı soğuk sularda yapacağınız yürüyüşün yanısıra rafting, zipline ve bungee jumping de yapabiliyorsunuz. Rafting ve zipline kişi başı 45 TL, bungee ise 270 TL. Fakat şunu belirtmeliyim ki zipline ve rafting hiç de hayal ettiğiniz gibi değil. Biz zipline yaptık. Daha doğrusu ziplinecık yaptık. Yükseklik ve gittiğimiz mesafe çok azdı. Raftingde de tekli koltukların içinde yata yata az biraz dalgalanarak geliyorsunuz. Yani anlayacağınız her ikisinde de adrenalin kırıntısı bile yok:D Bungee biraz daha iyi gibiydi. Onu deneyebilirsiniz. Saklıkent dönüşünde Patara’ya giden yolda birçok tarihi eser görebilirsiniz. Patara plajı Kaş’ın tek kumlu plajı. Kumu güzel ama denizi çok dalgalıydı. Dalgalarla oynayıp, pek de fazla yüzemeden rotamızı Kaputaş’a çevirdik. Kaputaş gerçekten de cennet. Fakat orası da çok dalgalıydı. Kaputaş’tan sonra ise turumuzu sonlandırdık. Yine çok güzel duygularla bu günü de tamamlamış olduk.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

-Liman Ağzı Koyu

Sadece teknelerle ulaşılabilen ve denildiğine göre caretta carettaları görebileceğiniz yerlerden biri. Günübirlik gidebileceğiniz gibi konaklaya da bilirsiniz. Burada 4 işletme var. Biz Bilal’in Yeri’ni tercih ettik. Çok da memnun kaldık. İşletmenin çalışanları sizi bir şeyler yemeniz içmeniz konusunda asla uyarmıyor. Şezlong ve şemsiye ücretsiz. Üstelik arayıp rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Caretta’ları göremedik ama yine birbirinden güzel ve farklı renklere sahip balıklarla birlikte deniz ve güneşin tadını çıkardık.

-Hidayet’in koyu

Burası Çukurbağ yarımadasında yer alıyor ve Kaş’a çok yakın. Deniz, güneş ve balık üçlemesi burda da vardı. Fakat çok kalabalık olduğu için erken saatlerde gitmezseniz şezlong ve şemsiye bulma gibi bir şansınız yok. Ama bunun bir çözümü var. İşletme çimlerde güneşlenmenize izin veriyor. Burada da yeme içme konusunda hiç baskı yok:D Hem denizin sıcaklığı hem de deniz altı manzarası bakımından Akvaryum koyundan sonra en çok beğendiğim yer burası oldu. Kesinlikle tavsiye ediyorum.

-Akçagerme plajı

Burası turizm öğrencilerinin uygulama yaptığı bir plaj. Şezlong yada loca kiralayabiliyorsunuz. Denizi de halk plajına göre oldukça temizdi. Eğer fazla zamanınız varsa, deniz hemen derinleşmesin, çocuğum var gibi kriterleriniz varsa burası sizin için  biçilmiş kaftan;)

-Antik Tiyatro

Kaş tatilimizin son gününün 1 saatini tiyatroda geçirmeye karar verdik. 1.5 sene kadar amatör olarak tiyatro ile uğraşmış olmamdan mütevellit bu sanat dalının yeri ayrıdır benim için. O yüzden Kaş’ın merkezine çok yakın olan bu tiyatroyu görmeden dönsek çok ayıp ederdim kendime.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ne yiyelim, ne içelim ? 

Tabiki balık:D Sütte panga balığını yemeğinizi öneririm. Eğer sütü ve tereyağını seviyorsanız tabi:D

Tadabileceğiniz farklı şeylerden biri de yanık dondurma. Bildiğin yanık yanık kokuyor:D

İyi güzel de duygusal! işlerden haber ver;)

Kaş tahmin ettiğiniz üzere (biz orta direkler için söylüyorum) pahalı bir yer. Bütçenizi iyi ayarlamanız lazım. Yani mesela her gün bir restoranda yiyelim kurduralım sofrayı derseniz sermayeyi kediye yüklersiniz. Artık kendinize göre çareler üretmeniz gerekiyor. Mesela apart yada (birlikte gittiğiniz arkadaş sayınız fazlaysa) villa kiralayabilirsiniz. Yada bir arkadaşınızın evi varsa oraya çöreklenebilirsiniz:D Akşam yemeklerini bu şekilde halledebilirsiniz. Meydanda yer alan bistrolar biraz daha uygun. Ayrıca yine meydanda bulunan Kaş Belediyesi’ne ait çay bahçesi de tasarruf edeceğiniz bir yer. Zaten kalabalık olmasından belli.

Her güzel şeyin neden bir sonu var, bütün güzel yiyecekler neden zararlı:P 

Eveeet, hakikaten neden neden neden? “hayır bitemez” diye diye inanmak istemedik ama bitti. Kaş’ı daha da fazla kalabalıklaşmadan ve değerini yitirmeden gidip görmenizi öneririm. Kaş’a gitmek vermiş olduğum en iyi kararlardan biri. Hala güzel ve unutmak istemediğim bir rüya gibi:D Yine gideceğiz ama bu sefer yamaç paraşütü ve dalış yapmadan; Meis Adası’nı görmeden gelmeyeceğiz;)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Benden şimdilik bu kadar, iyi tatiller, bol güneşler:D

Not: Her gittiğim yerden en az dört harita alırım kendimi sağlama alırım😃

Reklamlar