Etiketler

, , , , , , , , ,

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba. Çok yoğun bir zaman diliminin kapsama alanı içindeydim Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gerçekleşen EURO 2012 konferansında yapacağım bildiri sunumuna hazırlanmam nedeniyle yoğun bir dönemden geçtim. Neticede Litvanya’ya gittim, sunumumu yaptım, gezdim, yorgunluğumu attım ve döndüm. Ve şimdi bu gezimi sizinle paylaşmak istiyorum. Ve başlıyorum
Vilnius’a gidiş
İşin başlangıcı ve de en zor kısmı yolculuk. Tamam uçakla seyahat çok güzel hele o kalkış anı kadar bana keyif veren başka bişey yok ama uçağa binmeden önce yapılan kontroller, yaşanan koşturmacalar kadar da yoran başka bişey yok. Hemen burada bir parantez açmak istiyorum. Olur da Baltık ülkelerine yolunuz düşerse bagaj konusunda dikkat etmeniz gereken bir husus var. Normalde Baltık ülkelerine el bagajı dışında ücretsiz kayıtlı bagaj için hak tanınmıyor. Eğer yanınıza kayıtlı bagaj da almak istiyorsanız biletinizi alırken bu opsiyonu seçmeyi unutmayın böylece ödeyeceğiniz bilet miktarına kayıtlı bagaj miktarı da ekleniyor. Eğer bu opsiyonu seçmeyi unutursanız kayıtlı bagaj bedelini havaalanında daha fazla bir bedel karşılığında ödemek zorundasınız. Bu miktar 30 euro. Ve parantezi kapatıyorum. Uçağımız Riga aktarmalıydı. Hiç rötar yapmadan İstanbul’dan Riga’ya inişimizi yaptık ve böylece ilk aşamayı başarıyla tamamladık. Riga’nın kuş bakışı görünüşü çok güzeldi doğrusu. Yemyeşil, oldukça sulak, kalabalık ve canlı görünen bir ülke. Riga’dan da rötar yapmadan 30 dk sürecek olan Vilnius seyahatimize başlıyoruz. Havada asılı duran pamuk şekerlerinin arasına girip çıkarak başka bir deyişle tümseklerden çıkarak, çukurlara düşerek;) ve pamuk şekerlerini seyretmeye doyamadan yolculuğumuzu tamamlıyoruz. Vilnius’un kuşbakışı görünüşü Riga’ya göre daha sade ve daha sessiz gibi. Biraz moralim bozuluyor gibi oluyor ama hiç üstüme almadan “lay lay lom” tatile geldik diyerekten Vilnius’a ayak basıyoruz. Havaalanında ilk işimiz daha önceden bize söylendiği üzere Euroyu Litvanyanın para birimi “litasa” çevirmek. Aslında bankadan çevirmenin daha karlı olduğu söyleniyor fakat taksicilerin Euro ile çok çok fazla para aldığını duyduğumuz için bir miktar paramızı havaalanında litasa çevirmek istiyoruz fakat şans bu ya paranın kalmadığını öğreniyoruz. Mecburen Euroları kullanmak zorundayız. Sevgili taksici taksimetreyi 13ten başlatıyor ve 20 Euroya otele varıyoruz. Henüz yorgunluğumuzu atmamışız üzerimizden hiç pazarlık etmeye ve tartışmaya halimiz yok, kuzu kuzu 20 euroyu veriyoruz. Sonradan öğreniyoruz ki eğer taksiyi birileri aracılığıyla ya da siz telefon edip çağırırsanız taksimetre normal fiyattan başlatılıyor ama eğer ki gidip yoldan çevirirseniz yada taksi beklerken binerseniz tam bir turist gibi! ağırlanıyorsunuz. Ayrıca her zaman pazarlık yapmak gerekiyor. Aklınızda bulunsun. Sokak aralarından geçerek merkeze otobüsle 10 dk uzaklıkta olan Grata otele varıyoruz. Otele giriş işlemlerini hallettikten sonra yemek yemek için dışarıya çıkıyoruz. Ama sokaklarda hiç kimse yok. Her yer kapalı. Hayal kırıklığına uğruyoruz. 15-20 dk sorup soruşturduktan ve yürüdükten sonra nihayet açık bir kafe buluyoruz. Pazar günü olduğu için Vilnius bu kadar sessizmiş. Bu bizim içimizi rahatlatıyor. Otele dönüşümüz akşam 10.30 ama hava yeni kararmak üzere. Vilnius’ta günler oldukça uzun. Gece tam anlamıyla 11.30’da başlıyor. Çok yorgunuz kendimizi hemen yatağa atıyoruz. Böylece Vilnius’ta ilk günümüzü tamamlıyoruz.

Yarın
Vilnius gezisi başlasın…

DSCF8759

Reklamlar